Çok yakınım
O loş ışığım, yüzüne dokunan
saçlarını geriye attıkça ısınan
içtiğin ikinci biranın son yudumlarıyım
dudaklarında gülümseme bırakan
Çok yakınım
O loş ışığım, yüzüne dokunan
saçlarını geriye attıkça ısınan
içtiğin ikinci biranın son yudumlarıyım
dudaklarında gülümseme bırakan
kopunca ellerinden uzak bir geceye düştüm
binlerce yıldızın küle dönüştüğünü gördüm
hapsolan rüyalar, kabuslarına aşık olanlar
bağırmaya çalışsa da anca bir isim sayıklayanlar
kimi bir geminin güvertesinde, kimi ibadet halinde
kiminin kalbi yok cebinde, kimi yas tutuyor kefeninde
kör oldum, sağır oldum, topal oldum
çarpıp gecenin karanlığına dumana boğuldum
istemsizce sevdim, böylece sonumu kendim yazabilecektim
o kadar karmaşanın ötesinde sadece sevilmek istemiştim
kayboldum ruhların ardında, düştüm düşlerinin ardına
şimdi öksürene kadar gülüyorum, susarsam neden diye sorma
korkuyorum
çamurlaşırsa diye tozlar gözyaşlarımın hatrına
çamurdan bir ben bırakmak istemem hatıralarına
saf değildi duygularımız hatta olabileceği kadar kirliydi evet sevgi vardı parmaklarımız kenetlenirken ama nefret de hep oradaydı yaklaştık...