31 Ağustos 2025 Pazar

june

beni hep karamsar zannederler
görebildiğimi göremeyecek kadar körler
durgun hallerime güler geçerler
gülerken, umursamazca yürürken
ezip geçtiği gülleri fark etmeyenler

beni hep soğuk bir taş gibi gördüler
haklılar da ama haksızca aksini isterler
tükenmişliği üşengeçlikten ayırt edemeyenler
o taşı yavaş yavaş delirten sudan hiç içmediler


25 Ağustos 2025 Pazartesi

High Parasite - Wasn't Human

depresyon

Depresyon sandığın şey aslında, hayatın gerçeklerinin zihnindeki koruyucu süzgeçten geçip sana ulaşmasıdır. Bu bir ölüm veya ayrılık sonrası olabilir; bir başarısızlık olarak da hayatına girebilir. O kaçındığın şeyler, “İşte gerçekler bunlar.” diye beynine şefkatle dokunduğunda ağlarsın. Kötü hissetmiyorsun, sakin ol… Gerçekleri deneyimliyorsun.

Gerçek şu: Acı, sefalet, kaybediş ve mutlak bir yok oluş! Mutluluğu bir an tadıp “sözde” mutsuzluğun girdabından çok ama çok uzun süre çıkamamanın esas nedeni de işte bu. Rüyalar kısa sürede geçip gider; en güzel rüyayı hatırlayabileceğin en fazla tek bir sabah vardır, o da şanslıysan. Ondan sonrası gerçekliktir: Yılları ve yılları hafızana kazıyan…

Bırak dokunsun gerçek o sefil zihnine; kandırma artık kendini yalan sözlerle, kendi sözlerinle! Kucak aç gerçekliğe, sarıl, ağla ve bağır tüm gücünle. Ama sakın kaçma! Kaçma, çünkü kaçtığında bile o mutlak gerçekliğin sıfır noktasına düşeceksin. Ve daha kötüsü, bu düşüşün her anında kendine yalan söyleyeceksin

16 Ağustos 2025 Cumartesi

Tu vas me détruire

en güzel gün batımı gözlerinde izlenirdi
uzanırdım deniz kıyısı kirpiklerine
bir elim dokunurken beyaz, kum gibi tenine
çakmak çakmak bakışlarına yaktığın sigara diğer elimde
seyre dalardım aşkı, batan güneşin gölgesinde

en utangaç çiçekler sen gülümseyince filizlenirdi
bazen bir uçurumun dibinde
bazen de bahar görmemiş bir insanın kalbinde
sonunu, o sonun hangi ellerden geleceğini bile bile

ben mi?
güneşi gömdüm gittiğin gün denizin dibine
artık onu kimse bulamaz, sen bile

çiçeğimi bıraktım pencerene
elbet yine gülümsersin birilerine
o çiçek de yine açar merak etme
beni diğerlerine benzetme
sonuçta vurulmamıştım "yalnızca bana" gülümsemene
ben zaten vurulmuştum
ama sen de öyle güzel gülümsedin ki üzerine...



hatelove

saf değildi duygularımız hatta olabileceği kadar kirliydi evet sevgi vardı  parmaklarımız kenetlenirken ama nefret de hep oradaydı yaklaştık...