Depresyon sandığın şey aslında, hayatın gerçeklerinin zihnindeki koruyucu süzgeçten geçip sana ulaşmasıdır. Bu bir ölüm veya ayrılık sonrası olabilir; bir başarısızlık olarak da hayatına girebilir. O kaçındığın şeyler, “İşte gerçekler bunlar.” diye beynine şefkatle dokunduğunda ağlarsın. Kötü hissetmiyorsun, sakin ol… Gerçekleri deneyimliyorsun.
Gerçek şu: Acı, sefalet, kaybediş ve mutlak bir yok oluş! Mutluluğu bir an tadıp “sözde” mutsuzluğun girdabından çok ama çok uzun süre çıkamamanın esas nedeni de işte bu. Rüyalar kısa sürede geçip gider; en güzel rüyayı hatırlayabileceğin en fazla tek bir sabah vardır, o da şanslıysan. Ondan sonrası gerçekliktir: Yılları ve yılları hafızana kazıyan…
Bırak dokunsun gerçek o sefil zihnine; kandırma artık kendini yalan sözlerle, kendi sözlerinle! Kucak aç gerçekliğe, sarıl, ağla ve bağır tüm gücünle. Ama sakın kaçma! Kaçma, çünkü kaçtığında bile o mutlak gerçekliğin sıfır noktasına düşeceksin. Ve daha kötüsü, bu düşüşün her anında kendine yalan söyleyeceksin
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder