kötülük öylesine güçlü, öylesine bulaşıcı bir hastalık ki, bir kere dokundu mu artık geri dönüşü yok. tenine veya zihnine, kalbine veya ruhuna fark etmiyor. tüm o korkuların ve travmaların önce esiri sonra da bekçisi oluyorsun. kaçamadığın tüm o zalimlikler içinden atamadığın bir zehre dönüşürken yavaş yavaş farkında olmadan kabulleniyor, istemsizce dönüşüyorsun.
iyilik böyle değil, onun ancak aklını kullanarak ve son derece bilinçli bir şekilde ortaya çıkartırsın. ama kötülük öyle mi... bazen uyumak bile bir kötülük edimi olabiliyor. kim uyuyarak birisine iyilik yapabilir ki? veya susmak, haksızlık karşısında, zalimin karşısında, çocuklar öldürülürken susmak kadar büyük bir kötülük hayal edebiliyor musun? sen de o zalimliği yaşamışken üstelik, sen de haksızlığa uğramışken belki de öldürülmüşken...Öyle ya yaşıyor olsan bu kötülüğü nasıl yapabilirdin, içinde bir şeyler ölmüş olmalı değil mi?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder