10 Ekim 2020 Cumartesi

soru

üzerindeki hırkası nasıl da yıpranmış
bir gün bile kaybolmamışken kokusu
her iplik geçişinde sanki bir sigara yakmış
yeşil, gri sarıp sarmalıyor bıraktığı boşluğu

ne zaman ?

ben sallanıp yaşlanırken bir köşede
o yatarken en sevdiği çiçeklerin dibinde

ne zaman ölüm soğuğu saracaktı bedenimi
onun o güzel hırkasını giyme vaktim gelmedi mi?

neden?

sadece kuru ve soğuk bakışlarımı sunmuşken ona
ısıtırdı varlığımı dudaklarının hafifçe kıvrılmasıyla

şu hayata ilk güldüğüm gün yanımdaydın 
neden her gece ağlarken bir kere bile elimi tutamadın?



Hiç yorum yok:

hatelove

saf değildi duygularımız hatta olabileceği kadar kirliydi evet sevgi vardı  parmaklarımız kenetlenirken ama nefret de hep oradaydı yaklaştık...