19 Ağustos 2015 Çarşamba

loş

mum aydınlatıyor geceyi

karanlık çaresiz

kabuslar nefessiz şimdi



titrek bir alev

saçların misali

parlatıyor efkarımı

söndürüyor neşemi

farkına varmadan

terk ediyorum

sana ait bu şehri



bir kuzgunun kanatları altında

istanbul sokaklarında

içime sızan alkol kokusu

karışırken

dudaklarımda tüten hatıralara

merhaba diyorum

senden çok ama çok uzaklara



artık ne zaman

görsem titreyen bi karanlığı

yada sevgisiz bir canlıyı

geliyorsan aklıma

anlarım

gidememişim fazla uzağa


Hiç yorum yok:

hatelove

saf değildi duygularımız hatta olabileceği kadar kirliydi evet sevgi vardı  parmaklarımız kenetlenirken ama nefret de hep oradaydı yaklaştık...