Sana biraz sefaletimden bahsedeyim ey sevdiğim. Senden gelecek en ufak duygu, acıma bile, kabulümdür. Belki de kafam yerinden ayrılırken bu acıma duygusu bana bir kez, tek bir kez bakmanı sağlar...
Yaşadığım bir evim yoktu. Orada burada kazandığım paralar belki altı, yedi tane sefilin kaldığı o köhne odalardan birinde kalmama yeterdi. Ancak...ancak ben seni gördüğüm güne kadar babamızın lanetine uğradığımı ve onun rahmetli havalarıyla belki, ama belki birazcık kutsanacağımı düşünür ve gecelerimi sokaklarda geçirirdim. Kimi zaman Seine nehri kenarında çürümeye bırakırdım kendimi, kimi zaman da çingenelerin konuğu olur, onların şaraplarıyla ve günahkar tutkularıyla uykulara dalardım. Ama en sevdiğim, yani irademi en çok sınayan geceler hep Paris'in taş sokaklarında geçti. Etrafımda fareleri bile afiyetle midesine indirebilecek insanlar varken topladığım otlarla beslenmek bana daha doğru geliyordu. Bazen kendime bu şarlatanlıktan vazgeçip, ölmemek için et yemem gerektiğini salık versem de her seferinde yanıma gelen bir kedi veya köpek beni bu düşüncelerimden alıkoyuyordu. Onların sevgisine ihanet edemezdim, tanıdığım tek sevgiyi mideme indirmek benim için bile alçakça bir davranış olurdu sevgili Bella'm.
Kim derdi ki sokaklarla lanetlendiğini düşünen sefil Grou'nun, gün gelip o sokakların laneti olarak anılacağını...
Ah Grou..Sefillerin bile tepeden baktığı rezil aşık! Şimdi fırsatın olsa kaçar gider misin? Yoksa kanlı ellerini Bella'nın dudaklarına sürme çılgınlığını aklından geçirdikçe, O'nun nezlinde Paris sokaklarını süslü cesetlerle kirletmeye devam mı edersin?
Ah Bella...Gözyaşlarının gül suyu olup döküldüğü o bahçeden ne vakit çıkıp gideceksin ?
Ah...Bella ! Acaba bir gün bu sefil aşığının mezarının kenarından geçecek misin ?
Tanrım, aklımı başımdan alan bir kadın, başımı gövdemden ayıran bir giyotin sundun bu sefil delikanlıya. Peki ya... Beni kabul edecek bir toprak parçası da ihsan ettin mi şu terk etmek üzere olduğum dünyaya?
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
hatelove
saf değildi duygularımız hatta olabileceği kadar kirliydi evet sevgi vardı parmaklarımız kenetlenirken ama nefret de hep oradaydı yaklaştık...
-
en güzel gün batımı gözlerinde izlenirdi uzanırdım deniz kıyısı kirpiklerine bir elim dokunurken beyaz, kum gibi tenine çakmak çakmak bakışl...
-
sonunda düşüncelerimle baş başayım ne ışık var burada ne de karanlık mutlak yokluktayım acı hissetmiyorum artık yalandan gülmeme gerek yok y...
-
özlüyorum seni bazen pencereme düşen ay ışığında bazen de solan bir çiçeğin kokusunda kalbim çarpıyor senden bir parça boyamak istiyorum kar...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder